Toplumsal olarak çok kullanır ve çok duyarız. Boşver, büyüklük sende kalsın. Sen cevap verme, tepki verme gibi önerileri… Hatta bir atasözümüz bile vardır; “Büyüklük sende kalsın!”’. Peki sizde kalan sadece büyüklük mü?

İfade bulamamış öfke insana yüktür!”

İfade bulamayan öfke içinizde bir duygu kapsülüdür. Bedeninizde kendi başına çözünemez ya da kaybolamaz, içinizde gezinmeye başlar. Taa ki bir çıkış yolu bulana dek. Bazen trafikte, bazen çevrenize gösteremediğiniz sabrınızda, kahvenizi almak isterken yanlışlıkla ayağınıza basan kişide, eşinizde, kızınızda, oğlunuzda, en yakınlarınızda ve en kötüsü bazen sağlığınızla çıkış yolu bulur. Ufak bir şey sizi çok öfkelendirir ama anlatmak zordur. Çünkü tüm o minik öfke kapsülleri yük olarak tahammülünüzü azaltır.

O oluşan duygu kapsülünü görmezden gelerek içe atmak o kadar kolay otomatikleşir ki bazen neye sinirlendiğinizi yada neden bu kadar tahammülsüz olduğunuzu hatırlamak zorlaşır. Tek hissedebildiğiniz duygu kapsüllerinizin yaptığı ağırlık, yorgunluk ve bıkkınlık hissidir. Tek bir konu ile ilişkilendirmek, patladığınız minik bir olaya tüm kapsülleri atfetmek mantıksızlaşır. O büyüklüğün sizde kalmasının ve duygularınızı ifade etmemenizin bedeli o gün karşınıza çıkar.

Öfke, kırgınık, kızgınlık, üzüntü gibi duyguların kapsül kapsül içinizde birikmesi o kadar ağırlaştırı ki bedeniniz kapsüllerin tahliyesini sağlamak için ruhsal yada fiziksel hastalıklar yaratır. Depresyon, anksiyete, panik atak, takıntılar, mide ağrıları, baş ağrıları, omuz ağrıları gibi ve hatta yapılan araştırmalar stresin kalp ve damar hastalıklarının oluşumunda önemli bir rol oynadığını desteklemiştir…

Örnekler araştırmalarla daha da çoğaltılabilir.

“Büyüklük” hissi güzeldir fakat bazen sadece olduğunuz gibi olmaktır doğal olanı. Tüm varlığınız ve duygularınızın ifadesiyle. Çünkü insanoğlu olduğu gibi tüm duygularıyla mükemmel. Bazen kıskançlığı, bazen öfkesi, bazen kırgınlığı, bazen utancıyla…

Büyüklüğün sizde kalması adına yaptığınız içinize atma davranışı birçok farklı ilişkiye hatta kendi sağlığınıza zarar verir. Günü kurtarır sizi beladan koruyor gibi gözükse de daha büyük belaya girmenize neden olur…

İş yerinde, sosyal ilişkilerde hatta aile içinde düzeni korumak, kontrollü ve sakin olmak önemlidir. Fakat sağlıklı ifade edilebilen öfke, kırgınlık ve kızgınlık en az düzenin koruması kadar önemlidir. Çünkü düzenin gerçek koruyucusu doğru şekilde ifade edilebilen öfkedir.

Duygu kapsülleri ancak ifade bulduğunda çözünür ve yok olurlar. İfade edilen öfke karşımızdaki insanlara bizim sınırlarımızı gösterir ve tekrar aynı yerlerde ihlal olmasını engeller. Üstelik doğru şekilde ifade bulan öfke ve kızgınlık, kırgınlık ilişkilerde derinleşme ve farkındalığı arttırır.

Nasıl sağlıklı ifade edilir bu öfke?

Sağlıklı öfke, içinde kaybolmadan fakat ne hissettiğinizden kaçmadan, iyi iletişim stratejileriyle, kendinize yada bir başkasına zarar vermeden, arzu, ihtiyaç ve isteklerinizin farkında olarak ortaya koyduğunuz öfkedir.

Kolay olmadığının farkındayım, hatta eğer öfkenizi içinize gömmeyi alışkanlık haline getirmişseniz ilk seferlerde büyük çaba da gösterseniz kasıp kavuracağınızın garantisini verebilirim. Fakat çaba göstermeden ne oluyor ki? Konu zihninizin ve bedeninizin rahatlığısa göze alındabilinecek bir bedel diye düşünüyorum.

Yine de eğer öfkenizi, kırgınlık ve kızgınlıklarınızı ifade etmek zorlandığınız bir konu ise, işin içinden tek başıma çıkmak mümkün değil “neden bu kadar tahammülsüz olduğumu artık hatırlamıyorum bile” diyorsanız, her zaman destek alabilirsiniz.

Melis A. Yiğitbaş, MSc, MA

Uzm.Psikolog/Uzm. Yetişkin, Çift ve Aile Terapisti